Facebook’ta nefret grupları
Dünyanın en serbest siber-sosyalleşme sitesi Facebook, nefret suçlarının tanımlandığı bir internet yasası bulunmayan Türkiye’de linç gruplarının da favori platformlarından.
Sanal da olsa hızlı ve geniş örgütlenme kolaylığı sağlayan Facebook, her türlü sosyal ve siyasi kampanya için de platform oluşturuyor. Ancak Türkiye gibi ‘nefret suçları’na yönelik ayrıntılı ve yaptırım gücü olan hukuki düzenlemelerin bulunmadığı ülkelerde, Facebook, YouTube gibi sosyal ağlar da ırkçı, radikal dinci, cinsiyetçi gruplaşma ve kampanyalara sahne olabiliyor.
Bu kampanyalarda kullanılan nefret dili aslında çağdaş hukuk çerçevesinde ciddi yasal yaptırıma uğrayacak türden. Hatta açıkça suikast ve saldırı çağrısında bulunulan bazı Facebook grupları, yoğun şikayet sonucu Facebook yönetimince kaldırılmadığı sürece, her hangi bir yaptırımla karşılaşmıyor. Bu grupları kuranların hesapları silinmesi de çözüm olmuyor, çünkü akabinde yeni hesaplar açılıp yeni gruplar kurulabiliyor.
Sanal nefret grupları konusunda sorularımızı yanıtlayan Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi ve ‘Facebook: Görülüyorum Öyleyse Varım” (2009, Kalkedon Yayınları) adlı kitabın yazarlarından Mutlu Binark, Facebook ve diğer sosyal ağlarda nefret gruplarının ve dilinin engellenememesini, Türkiye’de nefret söylemine karşı etkin şekilde uygulanan yasaların bulunmayışına bağlıyor. İnternet yoluyla işlenen suçların da düzenlendiği 5651 sayılı yasada nefret dili, ırkçı ve ayrımcı duygularla suça teşvik gibi suçlar tanımlanmıyor. Bugüne kadar da bu paralelde gerekçelerle herhangi bir siteye ve/veya site kurucusuna yaptırım uygulanmış değil. Halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme suçunun tanımlandığı 216. Madde de henüz internet yoluyla işlenen suçlarda akla gelmiyor.
Elbette Facebook’taki ırkçı, etnik milliyetçi, mezhep ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik söylem kullanan gruplar, buraya üye olanların çevrimdışında da sahip olduğu siyasi aidiyetlerinin yansıması. Ne var ki Facebook gibi son derece kolay ve hızlı şekilde organize olunabilen bir platformun aracı olarak kullanılması, bu duyguların ‘normalleşme’ ve ‘kabul görme’ hızını da artıyor.





